Aşkla Geçeriz Hâlden Hâle Takılmadan Ne Sûrete Ne Söze
1999 yılından bu yana ‘türbanlı kadın sayısında ciddi bir azalma olduğu’ şeklinde bir kanıya da yer verilen araştırma sonuçlarını yayınladı TESEV.  

Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı’nın (TESEV) 23 ilde 1492 kişiyle yaptığı ankete göre, türban takanların oranı yüzde 11.4’e gerilemiş. “Değişen Türkiye’de Din, Toplum ve Siyaset” başlıklı çalışmaya göre, ankete katılanların yaklaşık yüzde 65’i son 10 yılda başını örten kadınların sayısında artış olduğunu belirtmiş. Fakat 1999 yılında yapılan araştırmada, başörtülü sayısının arttığını söyleyenlerin oranı yaklaşık yüzde 74’tü. Yine ankette başını örtenlerin oranının yüzde 11.4 olduğu belirtilirken, bir önceki ankette bu oran yüzde 15.7’ydi. Bu sonuçlar Türkiye’de başörtülü sayısının azaldığını gösteriyordu.

TESEV’in sonuçları yayınlanmasının öncesinde,AKP kongresini izlemeye gitmiştim. Kongre sonrasında ise parti içindeki arkadaşlarla bir şaşkınlığımı paylaşmıştım. Kongre salonunda gördüğüm başörtülü kadın sayısı neredeyse yok denecek kadar azınlıktaydı. İşi daha da ileriye götürüp kendimce bir istatistik yaptım. Trampet çalan kızlar vardı mesela. Dördünün başında örtü yoktu,  ikisi ise örtülüydü. MKYK’ye alınan iki kadın mesela başı açıktı. Öyle çarşaflı kadın filan ise hiç yoktu.  TESEV’in araştırma yapmasına gerek yoktu ki zaten. Mehmet Ali Şahin “yüzde bir buçuk” olduğunu duyurmuştu Türkiye'deki başörtülü kadın sayısını.

Baksanıza TESEV  diyor ki: “Örtülü kadınların sayısında azalma var.” Devlet bakanımız diyor ki: “Zaten azınlıktalar…” Sayın Başbakanımız diyor ki: “Öncelikli sorunumuz bu değil.”

 
 
Get Adobe Flash player