Aşkla Geçeriz Hâlden Hâle Takılmadan Ne Sûrete Ne Söze

Sevgili Nuriye Akman,

Sizinle önce NEFES adlı romanınızla tanışmama kadar tasavvufa aşina ve ilgili olduğunuzu bilmiyordum. Ve bu kadar vakıf demek zorundayım. Bu şaşkınlığım ÖRTÜ adlı romanınızda ikiye katlandı. Başörtülülerin sorunlarını hissettiklerini, verdikleri nefis mücadelesini o kadar güzel betimlemişsiniz ki. Siz de Kerem gibi bu romanı yazmadan önce bir çok örtülü kadınla konuşmuş olmalısınız. Romanınız beni altüst etti desem yalan söylemiş olmam. Her bir karakterde o kadar kendimi buldum ki; …

Her kitaptan alınacak bir çok şey vardır. Herkesin kendi tecrübelerine göre değişir. Aslında vermek istediğiniz manayı anlayacak kadar derin bir insan da olmayabilirim ama ben kendi alabileceğimi aldım. Şu anda ifade edemeyeceğim çok güzel lezzetler de aldım kitabınızdan. Bu kadar güzel bir eser kaleme aldığınız için çok teşekkür ediyorum. Nefes romanı hakkında söylenecek "Harika"dan başka bir kelime bulamıyorum. Kelimelerle ve manalarla çevrili bir rüyadan çıkmak gibiydi kitabın bitmesi. Sırrı'nın yaşadıkları Allah’tan bir hediye midir lanet midir bilemedim. Ama onun gibi "mana" ya hakim olmak isterdim sanırım. Görmeden "görmek", dokunmadan "hissetmek" isterdim. O'nun yarattığı her şeyle O'nun için "bir" olabilmeyi isterdim. Kalbimin Rabbime o kadar açık olmasını isterdim. Yaşamadan okumak bile heyecan vericiydi.

Ellerinize, zekanıza, yüreğinize sağlık.

Get Adobe Flash player