Aşkla Geçeriz Hâlden Hâle Takılmadan Ne Sûrete Ne Söze

Örtü romanınızı bitirmek nasip oldu nihayet. Üç aydır okuyorum iki günde bitirdim diyebilirim. Dersler sınavlar derken tatil dönüşü arkadaşlar henüz gelmemiş dersler başlamamış bir kitap okuyayım diyerek elimi kitaplığıma attım. Bir örtü kapandı elime biraz şaşırdım doğrusu bir erkeğin kitaplığında ne işi var bu örtünün diye. Fakat daha sonra birden 6 Kasım 2006 Tüyap kitap fuarı aklıma geldi ve okuduktan sonra yorumunuzu bekliyorum deyişiniz. Ama şimdiden anlaşalım en azından bir teşekkür mesajı bekliyorum. Pek birşey yazacağımı sanmıyorum doğrusu gürültülü bir internet kafede aklıma ne gelir bahtınıza ne düşerse artık. O yüzden olumsuz bir durum karşısında SS gibi polise ihbar etmek yok tamam mı?

Romanınız çok örtülü olmuş doğrusu. Örtülü ödenekten mi faydalandınız yoksa yazarken:) mekan olarak Üsküdar ve Fatih'i seçişinizin nedeni biraz mistik havalarından dolayı herhalde. Romanda dikkatimi çeken en ilginç durum kahramanların diyalogları. kahramanlar konuşurken sanki birbirleriyle tam olarak karşı karşıya konuşmuyor da sanki içlerinden konuşuyormuş izlenimi veriyor. Hepsi hayal aleminde konuşuyormuş gibi. NEFES'İ okumadığım için nasıl bir gelişme gösterdiğinizi tam olarak bilemeyeceğim ama ÖRTÜ güzel olmuş vallahi. Aşka bir örtü rüyaya bir örtü hayale bir örtü hakikate bir örtü gerçeğe bir örtü ve tüm bu örtüler içerisinde örtülü bir dünyada yaşıyoruz aslında mesajı. Kaldırdığımız her örtünün altından başka bir örtü kalkacaktır. Perijan’ı fazla samimi bulmadım doğrusu arayışında. Kerem’i hemen bırakmasa da olurdu. Kerem işaretlerin peşine düşerek bulduğu geçmişini geleceğe taşıyabilecek mi diye endişeleniyorum.

 

Allah’a emanet olun.

Get Adobe Flash player