Kral Çıplak... Yakında Ortaya Çıkacak...
Reha Muhtar
Vatan Gazetesi
11.04.2007
Genel Yayın Yönetmenliği yaparken, benimle çalışan arkadaşlara, habere bakarken "hep akıl ve izanla bakmalarını" söylerdim...
"Haber senin aklına yatmıyorsa, haberi sakın yapma, belli ki ya yalan ya da yanlış" derdim...
Önceki sabah erkenden SHOW TV'nin eski patronu Erol Aksoy aradığında, gazetecinin aklı ve izanın ne kadar önemli olduğunu bir daha anladım...
Erol Bey, "Reha" diyordu telefonda, "Zaman gazetesinden bir hanımla röportaj yaptım... Benim söylemediğim, ağzımdan çıkmayan sözleri, başlığa taşıyorlar...Ben böyle bir şey söylemedim, haberin olsun..."
Röportajı yapan kızın, haberim var, uzun zamandır benimle bir alıp veremediği var...
Nedir bilmiyorum ama var...
Nilüfer söylemişti... Kızın yanına gitmiş... "Reha Muhtar'la niye beraber oldun?.. Mutlu olmayacağını bilmiyor muydun?" demiş...
Allah Allah fesuphanallah...
Yavrucuğum sana ne?
Bir derdin mi var ki, insanların benimle birlikte olmasını bu kadar dert ediyorsun?
Benimle beraber olan kadınların bir sorunları olsa benimle olmazlardı...
Sana ne?
Bu hanımefendi şimdi de, Erol Aksoy'a "SHOW TV'yi Reha Muhtar yüzünden sattım" dedirtmek çabasında...
Erol Aksoy'un sabah sabah beni telefonla aramasının nedeni bu...
"Ben böyle bir şey söylemedim" diyor ve ekliyor, "Ayrıca böyle bir şey olur mu? Bir patron bir çalışan yüzünden niye kanalı satsın? Memnun değilse çalışmaz olur biter..."
* * *
Gazetecilik bir izan ve akıl mesleğidir...
Akla uymayan haberi yaparsan, bütün saygınlığını yitirirsin...
Bak hanımefendi kardeşim:
Erol Aksoy, çalıştığımız yıllarda bana ve haber merkezine sağlayabileceği olanakları mümkün olduğunca sağladı maddi olarak...
Her yıl da sözleşme yenileyerek benimle çalışmak istediğini en açık biçimde ispat etti...
Aklın gidip geliyor mu bilmiyorum, ama bir patron eğer bir gazeteciyle çalışmak istemiyorsa ona yol verir gönderir...
Onu kendi işyerinde tutarak ona para kazandırmaz...
Dahasını söyleyeyim...
Kanalı sattığı Mehmet Emin Karamehmet'e benim ve arkadaşlarımın kalması için arabuluculuk yaptığını bile söyledi Aksoy...
Bu olayın Çukurova grubundan en az 5 tane şahiti var, isteyene gösteririm...
Onu da bir kalem geçelim...
Erol Aksoy, SHOW'u bırakıp Cine 5'i işletirken, 3 yıl önce kendisiyle çalışan Genel Müdürü'nü, günlük program teklifinde bulunmak üzere o sırada çalıştığım Star televizyonuna gönderdi...
O genel müdür şu anda Kanal D'nin başarılı genel müdürü İrfan Şahin'dir...
Bekle daha bitmedi...
Aynı Erol Aksoy, geçen ay Cine 5'te çalışan iki müdürü Aydın Özdalga ve Cengiz Semercioğlu kanalıyla bana yine günlük bir program teklifinde bulundu...
Erol Bey'le en son yine Cine 5'te onun odasında uzun uzun görüştük...
* * *
Gazeteci olduğunu söyleyen hanımefendi...
Gazetecilik bir akıl ve izan mesleğidir...
Bir patron, çalışmak istemediği adamı kovar...
Ona sürekli teklifte bulunmaz, kanalı çalıştırdığı adam yüzünden satmaz...
Çok öğrenmek istiyorsan kanalı neden sattığını da söyleyeyim sana Erol Aksoy'un...
Elindeki onca şirket arasında, hemen nakde çevirerek satabileceği tek şirketi SHOW TV'ydi...
Diğer hiçbir şirketi kârlı değildi, onun için alıcıları yoktu...
Buna Cine 5 de dâhildi...
Zâten bankasına el konuluyordu...
Erol Bey'in çevresinin ne söylediğini bilmem...
Ama o çevrenin iyi dediği her şey maalesef battı...
O patrona bu kadar şirket arasında tek kazandıran müessese benim Murat Saygı, Şansal Büyüka ve Meliha Varol'la yöneticiliğini yaptığım SHOW TV'ydi...
Kanal satıldığı günlerde, bir akşam SHOW TV'nin yanıbaşındaki Le Select restoranda Erol Aksoy, "tek kârlı şirketim elimden gitti" diyerek üç yönetcisinin huzurunda gözyaşlarını tutamayarak ağlıyordu...
Bu duygusal durumlardan ne anlarsın bilmem...
Ama gazeteciliği doğru yap...
Tarihe doğru tanıklık et...
Akıl ve izandan yoksun komplo teorileri üretme...
Bundan böyle, hayatı, yalanların, iftiraların, sahtekârlıkların gölgesinde yazdırmayacağım...
Medyanın tarihi yazılırken, sahtekârlıkların, pisliklerin, üçkağıtların, rezilliklerin ve onların sahiplerinin de tarihi yazılacak...
Kimse merak etmesin...
Kral çıplak...
Yakında ortaya çıkacak...