Aşkla Geçeriz Hâlden Hâle Takılmadan Ne Sûrete Ne Söze

[Ahmet Özal] - “Demirel siyasete dönüyor ben de onunla birlikteyim”

Nuriye Akman
Sabah Gazetesi

“Bu meclis, Cumhurbaşkanı’nın görev süresini uzatmayacak. Bunu Sayın Demirel de biliyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra aktif siyasete geri döneceğini sanıyorum. Ortam uygun olursa kendisiyle birlikte hareket edebilirim…”

Turgut Özal, “2000 yılına mektup” kampanyası sırasında torununa yazdığı mektupla yeniden gündeme geldi. Nuriye Akman, Ahmet Özal ile ‘babalar ve oğullar’ı konuştu…

Malatya Bağımsız Milletvekili Ahmet Özal’ın 18 Nisan 1999’dan bu yana Meclis’te ne sesi, ne soluğu duyuldu. Bunun, bağımsız olmasından mı, karakterinden mi, yoksa geleceği yönelik hesaplarından mı olduğunu merak ettim. Siyaseti ve edebiyatın en çekici konularından biri olan babalar ve oğullar meselesine Özal'ların penceresinden bakmayı denedim ki; babalar oğullarına misyon yüklemesin, oğullar da babalara kayıtsız itaat etmesin.

“17 Nisan’da bir Özal öldü, 18 Nisan’da bir Özal doğdu” demiştiniz seçimden sonra. 18 Nisan’da yeni bir Özal doğdu da ne oldu?

Doğdu da siyasete girdi.

Girdi de ne oldu?

Sayın Demirel ben ilkokul ikinci sınıftayken başbakandı. Ben 44 yaşındayım, o Cumhurbaşkanı. Siyaset bir maratondur. 6 ayda hiçbir şey olmaz.

Milletvekili olmanızın sebeb-i hikmeti nedir?

Babam vefatından 13 gün önce beni Köşk’e çağırdı ve “Eğer bana bir şey olursa senin siyasete girmeni istiyorum” dedi. Kendisine siyasete girmek istemediğimi söyledim. Bana kızdı. Parmağını uzattı “Ben 12 yıl seni boşuna yanımda dolaştırmadım. Mecbursun, gireceksin ve bu millet seni takdir edecek” dedi.

Babanız size haksızlık mı yaptı acaba?

Bir eliyle haksızlık yaptı, öbür eliyle yapmadı. İki Turgut Özal var. Bir tanesi merhametli, yumuşak, hiç tokat atmamış bir aile babası. İkinci yönü devleti e milleti için 24 saat çalışıp sıhhatini boş veren, her şeyi fedakârlıkla kurban edebilecek bir Turgut Özal.

Sizi kurban mı etmeye çalışıyordu?

Siyasete girmemle, onun başlattıklarını bitireceğime inanıyordu. Devlet adamı Turgut Özal olarak beni öne itmesi, kurban etme değil, onun karakteri icabıdır.

Sizde ne cevher gördü?

Bunu ben de sordum kendisine. Aynen şu cevabı verdi: “Bendeki vizyon ve cesaret sende var. Gireceksin ve kazanacaksın.”

Meclis’te şu ana kadar bir varlık gösteremediniz. Seçilmek, milletvekili olmaya yetiyor mu?

Ben Malatya milletvekiliyim. Malatya halkı için çalışırım.

Ne yaptınız Malatya için?

Malatya’nın kalkınmada öncelikli yöreler listesine alınması için kanun değişikliği teklifi vereceğim.

Yerel bir proje bu. Babanızın sizde gördüğü vizyon bu muydu?

Paraşütle Türkiye’nin başına inilmez. Bu yerel siyasetle başlar. Çevresini genişleterek devam eder. Tabii ki her siyasetçinin hedefi bir gün tepe noktalara gelmektir.

Gözünüzü hangi tepeye diktiniz?

Bugün 550 milletvekilinin de hedefi milletvekilliğinden bakanlığa, bakanlıktan başbakanlığa geçmek ve kendi idealleri doğrultusunda ülkeyi ileri götürmektir. Benim de hedefim budur.

Hangi partiyle flört, sizi hedefe yakınlaştırır?

Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce hiçbir partiye girmeyi istemiyorum. Çünkü seçimden sonra bazı partilerin kapanması, bazı partilerin birleşmesi, bazı partilerin yeniden oluşumu, o oluşumlarla tekrar çalkalanıp yeni bir oluşum meydana gelmesi ve Sayın Süleyman Demirel’in aktif siyasete geri dönmesi söz konusudur.

Ortalık toz duman olur, ben de aradan sıyrılırım mı diyorsunuz?

Tozların aşağıya inmesinden sonra Türkiye’yi daha net gördüğüm zaman siyasi olarak nasıl bir hareket yapacağıma karar vereceğim.

Oynadığınız satrancın bütün hamleleri beyninizde mi?

Bugün siyasetteki herkes bu satranç oyunun oyuncusudur. Herkes taşlarını masaya koymadan taşımı masaya koymayacağım. Benim de kedime göre var taşlarım.

Turgut Bey’in adını mı kullanacaksınız taş olarak?

Hayır. Bu saatten sonra Turgut Özal değil Ahmet Özal Türkiye’ye ne vaat ediyor, neyi yapabilir, kapasitesi nedir, bu önemli. Bugün ben her yerde, televizyonlarda, Anadolu’nun değişik yerlerinde davetlere gidiyorum, Türkiye’nin geleceğini konuşuyorum, halkın arasına giriyorum. Önemli olan karizmadır, inandırıcılıktır. İnandırıcılığı sağlayabiliyorsanız mesele yok.

Karizmatik bir adam olduğunuzu mu düşünüyorsunuz?

Turgut Özal çok karizmatik bir insandı. Karizma biraz de genetiktir diye düşünüyorum. İnşallah genetik olarak bize de geçmiştir. 1983 yılından 1999 seçimlerine kadar her zaman bir Özal Meclis’te bulunmuştur. Babamın vefatından sonra amcalarım bulunmuştur. 99 seçimlerinde eğer ben seçimi kazanamasaydım ilk defa bir Özal ismi Mecliste olmayacaktı. Ben Meclis’te Özal misyonunu temsil eden bir insanım.

Meclis’e gelmiyorsunuz bile. Bu misyonu sizin temsil ettiğinize nasıl inandırıyorsunuz kendinizi?

Ben Meclis’te bugünün değil Türkiye’nin yarınını temsil eden Özal misyonunu canlı tutuyorum.

Nasıl yani? Bir görüntü olarak mı?

Görüntü olarak da olsa, isim olarak da olsa orada bulunmam yarının misyonunu temsil eder. Devamlı röportajlar yapıyorum. Milletvekili olmasaydım kimse bana dönüp bir şey sormaz, ben de misyonun ne olduğunu anlatamazdım.

550 milletvekili için bir korku unsuru musunuz?

Sanmıyorum ama yarın bir gün siyasette yeni bir oluşumda veya bir partinin Genel Başkanı olursam bazı sağ partilerin genel başkanlarının çok ciddi manada rakibi olacağımı düşünüyorum.

Şimdi elinizi sallasanız 50 milletvekili peşinizden gelir mi?

Hayır. Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonraki oluşumlarda tek başına kimse bir şey yapamaz.

Cumhurbaşkanlığı seçimi, size ne ikbal vaat ediyor?

Bana değil Türkiye’ye yeni bir siyasi bir tablo ortaya çıkaracak. Şimdi bakın değişik senaryolar koyabilirim. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ben anayasa değişikliğinin yapılıp Sayın Süleyman Demirel’in tekrar aday olacağını sanmıyorum. Anayasayı değiştiririm diyenler samimi değil. “Sayın Cumhurbaşkanının süresini bir daha uzatalım” diyenler bunu Sayın Demirel’i yıpratmak için yapıyorlar. Kesinlikle anayasayı değiştirmeyecekler. Sayın Demirel de bunun farkında.

O zaman siyasete mi dönecek?

Kendisinin siyasete döneceği kanaatindeyim. Bundan sonra onun siyasi hareketiyle beraber oluşacak olan tablonun ne olacağını göreceğiz. Bugün Meclis’te belki 200-250 milletvekili vardır bir daha seçilemeyeceğini bilen. Bu milletvekilleri yeni oluşumlardan bir tanesine kitlenebilirler bir anda ve Meclis’teki tablo değişebilir.

Demirel sahaya yeniden inerse ne olur?

Yeni bir parti kurar, bir partinin başına geçer, bilemiyorum. Yani siyasete girmesi önemlidir. O bir markadır. ANAP ve DYP’nin oyu yüzde 10’un altındayken Süleyman Bey’in DYP veya ANAP’ın başına geçmesi bir mana ifade etmez. Bir parti kurabilir kendine. Eski ANAP’ın ve DYP’nin ağır toplarından, gençlerden, iyi bir ekip kurarsa ki Süleyman Bey, çok çalışkan bir insandır. Sayın Yılmaz’la rakip olduğu dönemde Sayın Yılmaz Türkiye’yi bir defa dolaştığı dönemde o üç defa dolaşmıştır. Yine öyle Türkiye’yi gezerse, sıhhati müsaade ederse, merkez sağ partilerin şu andaki durumu göz önüne alınırsa, benim tahminim Demirel bunların karşısında rakipsiz kalır.

Siz de bu oluşum içinde mi yer alırsınız, yoksa karşısına rakip olarak mı çıkarsınız?

Buna o zaman karar verilir. Sayın Demirel ile sık sık görüşüyorum. Geçen Perşembe günü beni çağırdı, görüştük. Sanıyorum iyi bir ortam kurulursa Sayın Demirel ile beraber olma ihtimalim de olabilir.

Onun gücünü mü kullanacaksınız?

Özal soyadının da Türkiye’de çok büyük ağırlığı var. Her şey karşılıklıdır. Bu güçlerin birleşmesidir.

Babanız hayatını Demirel mantığıyla mücadeleyle geçirdi. Sizde gördüğü misyon, gidip onun kanatları altına girmek miydi yani?

Kanatları altına girmek değil bu. Sayın Ecevit dâhil herkesin dünya görüşünde değişiklikler oldu. 80’lerdeki Demirel ile bugünkü Demirel çok farklı. Cumhurbaşkanı olduktan sonra konuşmalarını takip ederseniz, rahmetli babamın konuşmalarıyla bire bir aynı cümleleri kullanır hale geldi. Özal misyonunun nereye gitmesi gerektiğini iyi biliyorum. Sayın Demirel de dahil, çevremde inandığım, siyasette beraber olacağım insanlarla Türkiye’ye aynı gözlükten bakıyorsak bence babamın başlattığı misyon sürüyor demektir.

Mesut Yılmaz’ın cumhurbaşkanlığı şansı nedir?

Karşısına çıkacak rakibe ve MHP’nin tutumuna bağlı. Ama MHP’nin ona sıcak bakmadığını tahmin ediyorum. Sayın Yılmaz’ın burada yapacağı hareket Tansu Hanım’la anlaşıp “Merkez sağı birleştirelim, ben cumhurbaşkanı olayım sen başbakan ol” demek. Ama ben Tansu Hanım’ın da böyle bir teklife kolay kolay inanacağını sanmıyorum. Çünkü ANAP’ta Mesut Bey’den sonraki dönem için başkanlık yarışını şu anda başlatanlar var. Hiçbiri gidip de Tansu Hanım’ın DYP’sine teslim olmaz.

Mesut Bey’le aranız nasıl?

Milletvekili olduğumdan bu yana karşı karşıya gelmedim. Ne kendisi aradı ne ben.

Milletvekilliğinizi tebrik etmedi mi?

Sayın Cumhurbaşkanı da bana “Mesut Bey seni tebrik etti mi?” diye sordu. Hayır dedim. Kafasını salladı Süleyman Bey. ANAP Malatya’dan bir milletvekilini ucundan çıkardı. ANAP’dan birinci sırada girseydim, Malatya’ya 4 milletvekili gelir, oy oranı 12 değil 20 olurdu.

2000 Yılı Röportajlar

Get Adobe Flash player