[Şirin Tekeli] – Türkiye’nin Kaderi
Nuriye Akman
14 Aralık 1997, Pazar
Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği... KADER... Daha çok Türkiye'nin "kader"i olarak biliniyor... Başkanı Şirin Tekeli... Amacı, ilk seçimde parlamentoya 55 kadın sokmak... Kadınlarda aranan özellikler, laik, ilkeli, cesur, kişilikli, çevre dostu ama en önemlisi yumuşak kadınlar...
Nisan ayından bu yana "Türkiye'nin kaderini değiştirme" gibi büyük iddia sahibi bir dernek var; KADER (Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği.) KADER bu iddiasını ilk seçimlerde parlamentoya 55 kadın sokma hedefini gerçekleştirerek kanıtlayacak. Tamam; bir şeyi elde etmenin yarısı istemektir. Ama kalan yarısında Türkiye'nin hangi gerçekleri gizlidir? Yıl bitmeden sormak istedim. Dernek Başkanı Şirin Tekeli, umut ile eylemin paralel koşusunda bayrağı göğüslemeye kararlı. Tabii Türk kadınları onu yanıltmazsa. Yanıltır mı, yanıltmaz mı? Gel seçim gel...
Politikaya girecek kadın adayları eğitmek üzere yola çıktınız. Bugün hangi noktadasınız?
Çok sistematik olarak eğitim programını oluşturmuş değiliz ama parçaları oluşuyor. Yeni birçok deneme yapılıyor ve bunlardan hangileri bize uyacak ve paket halinde kullanılacak, bunlar yavaş yavaş belli oluyor. Üç ayaklı bir eğitim programı düşünüyoruz. Biri, kadın adaylara vereceğimiz eğitim. Biri, bu eğitimi verecek KADER üyelerinin eğitimi. Biri de bu kadın adaylarımızın seçilmesini sağlayacak vatandaşların bilinçlendirilmesi.
Altından kalkabilecek misiniz?
KADER üyeleri arasında bu eğitimin çeşitli yönlerini verebilecek çok nitelikli kadınlar var. Bir kere, siyaset eğitimi veya siyasetin sorunları hakkında bilgilendirme, seçim sistemi, siyasal partiler yasası, Meclis içtüzüğü gibi konuları verebilecek siyaset bilimcisi, sosyolog, akademisyen kadınlar var. Artı üyelerimiz arasında yönetim danışmanlığı, liderlik, özgüven, halkla ilişkiler eğitimi veren kadınlar var. Onlara bizim vermemiz gereken, bu bilgilerin siyaset konusunda adaylara uyarlanmasını sağlamak. Bir dizi eğitim görüyoruz hepimiz.
Önce kendinizi eğitip sonra bunları adaylarınıza öğretmek ne kadar zamanınızı alır?
'Üç senaryosu var'
Önümüzdeki zamana göre bunu ayarlamamız gerekecek. Bir yıl içinde seçim olacaksa, tüm bunları hızlandırılmış ve yoğun şekilde vermeye çalışacağız. Ne kadar sonuç alabilirsek. Ama önümüzde 2 yıl varsa bu eğitimi çok daha hakkıyla verebiliriz.
O zaman seçimden yana olmamanız gerekiyor.
KADER'in üç senaryosu var. Seçimlerin 1 yıl içinde, 2 yıl içinde veya zamanında yapılmasına göre. Her senaryonun, stratejisi ve programları farklı olmak durumunda. Eğer çok erken seçim olursa, yaygın örgütlenmemiz zor. Eğitim programlarını her yere taşıyamayabiliriz. Eğitimde bir amacımız da dünya deneyiminin başarılı örneklerini tanımak, tanıtmak. 5 Aralık'ta Şile'de üç günlük bir eğitim seminerimiz oldu. Leslie Abdela verdi. Kendisi 10 yıldır ingiltere'de KADER'e oldukça benzer bir projede parti farkı gözetmeksizin kadın adaylara eğitim veren, uluslarası çapta bir kadın. Pek çok ülkede bu çalışmaları yapmış. Bizdeki eğitime, bu yıl İngiltere'deki seçimlerde kadın temsilci sayısını bir kat artırarak 120'ye çıkaran İşçi Pratisi'nin kadın kampanyasından sorumlu olan Glenys Thorton ile birlikte geldi.
Refah'ta politika yapmak isteyen kadınlara da kapınız açık olacak mı?
Refah şimdiye kadar hiç kadın aday göstermediği için anlamlı bir örnek değil. Bizim kadın aday göstermek istemeyen partileri ikna etmeye uğraşacağımız yerde itiraz etmeyen partilerle yola devam etmemiz daha anlamlı. Bizi partilerin programları değil, kadın adaylar ilgilendiriyor. Ama tabii rastgele kadın adaylar da ilgilendirmiyor. KADER'in çapı bellidir. KADER ne kadar büyürse büyüsün, nihayet belli bir seçim yaparak kendine yakın adayları destekleyecek. Bunun için 6 ilkemiz var. Her şeyden önce kadın duyarlılığına sahip olmak gerekiyor.
Duyarlılık nasıl ölçülür?
Meclis'te 55 kadın
Olası adaylarla tanışacağız. Eğitim programlarına beraber katılacağız. bu süreci seçime kadar birlikte yaşacağız. Sonunda hangi adayı desteklememizde yarar var bakacağız.
Politikaya meraklı bir kadın olsam, duyarlılığımın ve işe yararlığımın önce bir dernek tarafından çek edilmesinden hoşlanmazdım. Ya siz?
Ben politikaya girmeyi düşünseydim ki düşünmüyorum, KADER'in desteğini anlamlı bulurdum. Ayrıca birlikte politika üreteceğimiz hem cinslerimi önceden tanımayı isterdim. KADER üyeliğini, sizin anladığınız anlamda "duyarlılığımın çek edilmesi" diye görmez, destek almak ve destek vermek için aynı davaya inanan kadınlarla birlikte olmak, dayanışma amacıyla kendimi ortaya koymak olarak görürdüm.
Hedefiniz ilk seçimde Meclis'e en az 55 kadın göndermek. Bu kadar adayın bile çıkacağını sanıyor musunuz?
Daha fazla çıkacak. Daha önceki bütün seçimlerde daha fazla aday olmuştur. Ancak listede seçilebilir yerlere konmamıştır.
Kadınların listedeki yerlerine nasıl müdahale edeceksiniz?
Tabii bu karmaşık ve zor bir süreç. Partilerin kadın kolları ile ilişki içinde olacağız.
Yani pazarlığa mı gireceksiniz parti yönetimleriyle?
Bir adayın seçilebilir bir yere konması için bizim bir gücümüzün olması lazım. Peki ne ile pazarlık edebilirsiniz? Sizin mesajlarınızı algılamış potansiyel bir seçmen kitlesi var olacak o sırada. Şu partideki ilkeli kadın adayın seçilebilecek bir yere konmadığını bu kitleye duyurabiliriz. Bu nokta bir pazarlık şansı oluşturur. Sonuç olarak hareket ettirebildiğimiz bir oy miktarından söz edilecektir. O da sizin pazarlık gücünüz olacaktır.
Parti lideri olsanız, sırf kadın diye bir adayı liste başına koyar mıydınız?
Yeni sesler...
Bir parti lideri olsam, seçmene işte benim listemdeki fark bu derdim; listemdeki nitelikli şu şu şu kadınlar şunları yapacak derdim ve inanın bu fark bana oy getirirdi. Türkiye'de siyasi sistem tıkandı. Bir temsil krizi var. Siyasetçiye güven duyulmuyor. Seçmen yeni bir şey istiyor, yeni sesler istiyor. Kadınlar bu yeni seslerden biridir.
Yeni seslerden çok yeni bir sistem gerekmiyor mu?
Sistem kendiliğinden değişmez. Onu yenileyecek insanlar gerek. Yenilenme, "temiz toplum, temiz politika" anlayışına sahip insanların politikaya girmesiyle başlayabilir. Bunların başında da şimdiye kadar siyasetten dışlanmış olan kadınlar geliyor.
En yeni sesler bile bozuk sistemin içinde kirlenmiyor mu?
En az yüzde 10 kadın milletvekili, en az 55 kadın dememizin nedeni bu. Tek tük kadın temsilcinin etkili olması çok zor. Tek başlarına kaldıklarında varolan sistemin kurallarına teslim olmaları riski yüksek. Ama sayıca belli bir eşik atlanırsa sonuç değişebilir.
Beklenenden fazla kadın aday çıkarsa, rekabet de kızışacaktır. Tümünün birden liste başı olması pazarlığı yapamayacağınıza göre, bir küskün kadınlar kavgasının ortasında bulmayacak mısınız kendinizi?
Hiçbir mücadele kolay kazanılmaz. KADER projesinin bazı çelişkileri var tabii. Örneğin bir yandan sayıyı artırmak istemek ama öbür yandan nitelikten vazgeçmemek bir çelişkidir. Tabii sizin sözünü ettiğiniz türden zorluklar, kırılmalar da olacak. Ama bunları aşmanın yolları da aranacak. Kadınlararası dayanışmanın başka alanlarda başarılı örnekleri var. Neden siyasette de olmasın?
Aday desteklemek için diğer ilkeleriniz nedir?
Her renk insan
Laik cumhuriyetin eksiksiz bir demokrasi ve hukuk sistemine sahip olması için gerekli reformları yapmaya angaje olmak. Kadınlara karşı her türlü ayrımcılığı önleyecek yasa tasarılarına desteklemeye açık olmak. Biz yobazları, fanatikleri, ırkçları desteklemeyeceğiz. Şiddete karşı olmalarını ve çevre dost olmalarını istiyoruz.
Siz çok şey istiyorsunuz.
Evet. İlkeli, cesur, kişilikli ama üslup olarak yumuşak kadınlar istiyoruz.
13 kadın milletvekilimiz var. Bu saydıklarınızın kaçı var onlarda?
Onlar seçildiği sırada KADER yoktu.
Toplumun hamuru belli. KADER kurulduktan sonra bunlar birdenbire mi ortaya çıkacak?
KADER kurulduktan sonra partilerle temasa başlayınca gerçekten yıllardır politika içinde olup ama bir türlü seçilebilir noktaya gelememiş olan çok nitelikli kadın politikacılar olduğunu ördüm. Ama biliyorsunuz bizde kadınlar partilerin içerisinde şikayet edilen demokrasi eksikliğinden en fazla zarar gören gruplardır. Seçilen kadınlar genellikle tepeden inme gelebilenlerdir. Bunların arasında çok nitelikli, tercübeli kadınlar var. Yeniden seçilmelerini isteyeceğimiz kadınlar var. Ve dışarda seçilmemiş kadınlar arasında da ben çok nitelikli kadınlar olduğuna inanıyorum. Dolayısıyla bu potansiyeli harekete geçirmek ve cesaretlendirmek gerekir. Bundan kadınlar, toplum, Türkiye kazanır.
Çiller politikaya girdiğinde KADER olsaydı koyduğunuz kritelerle uyduğunu zannedip onu destekleyecektiniz. Nasıl bir vebal altına girdiğinizi anladığınızda iş işten geçecekti. Bu örneğin tekrarlanma ihtimaline karşı bir önleminiz var mı?
Şiddete karşı...
Size naif görünebilir ama seçimlerde destekleyeceğimiz adaylarla bir protokol, bir sözleşme imzalayacağız. Tabii müeyyidesi daha çok ahlaki ve bir sonraki seçimlerde desteklelemek olan bir sözleşme bu. Ama süreç içinde aramızda mutlaka karşılıklı bir güven ortamının oluşacağına inanıyorum.
Meclis'e daha çok kadın girerse, şiddet azalır diyenlerden misiniz?
Evet.
Politikaya girmeden önce yumuşak, demokratik, güleç kadınların daha sonra nasıl şiddet yanlısı olup çıktığını görmezden mi geliyorsunuz?
Hayır. Ama açıklayabiliyorum. Kuralları erkekler tarafından belirlenen bir dünyada tek başına varolmak istemek, böyle bir sapmaya yol açabiliyor. Politikaya çok sayıda şiddete karşı kadının girmesi tam da bunun için anlamlıdır.
Kadınların girdikleri parti içinde kirlenmelerini önleyici bir garantiniz var mı?
Garanti sözü biraz abartılı ama bazı kadın politikacıların daha ilkeli temiz toplum, temiz siyasetten yana olduklarını bugünden görüyoruz. O tarza kadınları cesaretlendirmek ve siyasete girmelerini sağlamak kötü bir yol değil. Kaldı ki daha önce de değindiğim protokol olsun, eğitim çalışmaları olsun buna yardımcı olacaktır. Protokolda örneğin, desteklediğimiz kadın siyasetçilerin parasal durumlarıyla ilgili olarak her yıl kamuoyuna açıklama yapmalarını ve siyasi konular dışındaki bütün dokunulmazlığın kaldırılması görüşmelerinde kabul oyu vermeyi kabul etmelerini öngörüyoruz.
Kafanızda nasıl bir aday eğitim programı var?
Gerekli olduğu yerde hitabet, konuşma, giyim dersi vereceğiz. Örneğin bizim gördüğümüz eğitimlerde sallantılı küpe kesinlikle takmamak gerektiği söylendi.
Sallantılı küpe takan kadından iyi politikacı olmaz mı yani?
Özgüvenli kadınlar
Tabii ki böyle bir saçmalık kabul edilemez. Halkla ilişkiler uzmanlarının seçim süreci için verdikleri doğru tavsiyelerden yararlanmak başka şeydir, iyi politikacılık başka şeydir.
Etek boyu konusunda da tavsiyeniz olacak mı?
Meclis'te kadınların yırtmaçları, etek boyları, pantolan giyip giymemeleri konu oldu biliyorsunuz. Biz kadın politikacının ne giydiğinden çok kafasındaki düşüncelerle, projelerle, duyarlılıklarla bir fark yaratacaklarına inanıyoruz. Tabii bir de özgüven eğitimi var. Aslında politikaya girmiş kadınlar genel olarak çok daha özgüvenli kadınlar. Ama yine de zannettiğiniz kadar değil. Politika erkek egemen bir düzen ve kadınlar onun içinde kendi değerlerini yaklaşımlarını korudukları zaman yenik düşüyorlar. Biz özgüvenden biraz da bunu anlyoruz. Bunun da teknikleri var. Bu eğitimi şimdiye kadar politikacılara değil ama başka kişilere vermiş kuruluşlar var. Onlarla temas halindeyiz. Foça'daki 2'nci bölgelerarası toplantımızın konusu eğitimdi. Orada lobicilik ve liderlik eğitimi verildi üyelerimize. Bunları sık sık paket programlar halinde tekrarlayacağız. Başka bir eğitim programını yeni yılda uygulamaya koyacağız. Ankara'daki arkadaşlarımız, "Politika Öğreniyoruz" adlı bir program başlattılar. İstanbul'da 1998'de sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte kadınları birinci derecede ilgilendiren konularda paneller düzenlemeyi planlıyoruz.
Yaklaşık yüzde 42'sinin lidere, yüzde 28'nin partiye, yüzde 17'sinin adaya oy verdiği bir sistemde desteklediğiniz adayı seçmenle buluşturmak mümkün mü?
'Şans artabilir'
Bu oranlar, başka demokrasilerle kayıslanırsa çok da aykırı değil. Bilinçlendirme çalışmamız hedefine ulaşırsa, ayrıca tercihli oy uygulanırsa, adayla seçmeni yaklaştırmak mümkün olabilir. Yerel seçimlerde bu şans artabilir.
KADER'ciler de politikaya aktif girecek mi?
Ben ilke olarak girmeyeceğim. Ama üyelerimiz arasından aday çıkabilir. KADER üyeleri arasında çok sayıda partili kadın, hatta milletvekili var.
Kendinizin girmeye cesaret edemediğiniz bir alanda kadınlara nasıl cesaret aşılayacaksınız?
Benim kendi adıma politikaya girmeme kararım, cesaretle değil, başka şeylerle ilgili. KADER, politikayı kendileri için düşünmeyen kadınlarla, politikacı kadınları buluşturuyor. Bence iyi bir dayanışma örneği Bu iki halkaya üçüncü bir halka olarak bir de kadın seçmenleri katmak lazım.
Diyelim ki 55 kadını parlamentoya soktunuz. Sizce bunların kaçı oyunu tribünlere oynayacak, kitleleri peşinden sürekleyecek, küçük değil, büyük projelere gözünü dikecek, büyük oynayacak?
İyi kadın politikacılar genellikle tribünlere oynamak, boş laf etmek yerine somut projeleri sonuçlandırmaya ilgi gösteriyorlar. Dünyada böyle. Sonuçlanmış bir, sizin deyiminizle "Küçük proje, yıllarca askıda kalan 'koca koca' boş vaatten evladır."
Teşekkür ederim.