Değerli, güzel, nazen kişilik Nuriye Hanım;
Örtü adlı eserinizi belki de ilk alanlardanım ve merakla da okudum. Her sayfasının sorularla neredeyse harmanlanmasının zaruri olduğu bir eser gibi geldi bana (eğer ki bizim ülke gündemimizi gerçekten elinde tutan samimi bir mesele ise örtü) bana göre ciddiye alınması gerekli işin bir de bu sahici (!) tarafı var... Konunun insanı farklı alanlarda dolaştırdığı yedek sorularla da karşılaşmak beni esere biraz daha bağladı. Belki bende uyandırdığı izlenimleri sorumluluk sahibi olmak isteyen başka vicdanlarda da uyandırmış olabilir ümidiyle de okudum. çoğu zaman bende "yahu bu eser bu mısralarda neredeyse benim anlayışlarımı teşir edecek; beni de anlatacak" diye de tatlı bir endişeye kapıldım. Eldeki malzeme kadın ki,toplumun oluşmasındaki temel değer taşının bu denli farklı zaviyelerden ele alınarak değişik düşünce mekanlarında seyahat ettirilmesi (yıllardır bilinen ama bastırılan bir gerçeğin ifşa edilmesi) basık pozisyonda yaşatılmak istenen kadınlarımızın kendilerini rahatlıkla ifade etme aktivitesine onları katmanız takdire şayan bir davranıştır ki bu beni şaşırttı! Kimine göre cesaret işi, kimine göre ise mesleğin hakkının ifası. Acaba bu sizin yazdığınız kadar rahat olabiliyor mu? Kadının iç dünyasını keşfetmek ve oralarda ona değer atfetmek, yani bu insan haklarından yoksunlaştırılmış ülkede kadını Rabbin emaneti olarak algılayıp eve hapsetmemek ya da bir anlık cinsel dürtünün tatmini obje olarak algılamamak veya kadının toplum içerisinde yaptıklarının bir kısım günah olan şeylerin erkeğine kesildiği ve bu nedenle ikinci planda olmasının neredeyse zorunlu kılındığı dar bir düşünce dünyasına hapsetmemek mümkün mü? Televizyon ve gazetelerden takip edebildiğim kadarıyla vermiş olduğunuz mülakatlarınıza baktığımda (hüsnü zannımla ifade etmeye çalışıyorum lütfen yanlış anlaşılmasın) sizi tatmin edecek sanki istediklerinizi açığa çıkaracak farklı zaviyeden bakışların sunulduğu -Nuriye Akman tarzı- soruların olmadığını görmek beni üzdü. Bir endişeye kapıldım ve acaba bu hanımın neşrettiği eser layıkıyla algılanamadı mı diye de düşüncelerimde hayıflandım... Eseri yazmayı sizde arzu haline getiren düşünceleriniz şimdilik sizde kalsın;ancak bu yazılanlar sizin istediğiniz ağırlıkta toplumumuzun içerisinde ve sizin temsil ettiğiniz elit çevrede nasıl yorumlanmalıydı ya da layıkıyla sizce vicdanlardaki sorulara makes olabildi mi? Sonuç olarak bu mesele, nice haysiyetsiz davranışların altına girilerek (kisve) karşıt ortam ya da bölücü kutuplaşmaların yaratılmasının istenmesi sonucu ülkenin aleyhine yıllardır çalışılabilinen bir konu olduğundan ilk etapta bu soruyu bugün sormak istedim acizane!