Nuriye AKMAN
18 Mayıs 2017
Nuriye AKMAN

Kendime Mektuplar - 01.06.2002

Kendime Mektuplar

Sevgili Nuriye, Öteki benim, ötekim benim, sevgili adaşım. Metin Münir'den döndükten sonra görüşemedik, nasılsın? Onunla yaptığın söyleşiyi okumak için sabırsızlanıyorum.

Bana sakın dünyayı sadece beş duyuyla algılayan o bilmiş halinle ''Ama sen de oradaydın, duydun ne konuştuğumuzu.'' deme. Ben görmek için kalbimden başka bir araç kullanamadığımdan seni ve muhatabını sadece hissetmeye çalışıyordum. Başa gelebilecek en ilginç olayı, ölümü yaşayan bir insanın, öte tarafa gidip gelmenin mutlu şaşkınlığını, senin onun kelimelerini hararetle içişini güzel bir film gibi seyrettim o gün.

Mayısın bir dokunuşla üşüten, bir dokunuşla ısıtan ipek kadife bir günü. Kuzguncuk'ta yeşil badanalı; üç katlı ahşap bir evin en üst katı. Hem yatak, hem çalışma odası. Yer yatağı, bilgisayar, masa, her santimetrekaresi kitap, CD, kağıt dolu duvarlar ve yerler, iki sandalye, kilimin üstünde uyuklayan bir kedi, rüzgârı içeri çağıran balkon kapısı. Melek yüzlü Alman eşin, kırık Türkçesiyle "Hoş geldiniz" deyişi, bize kahve, kurabiye taşıyıp, rahatça konuşalım diye alt kata çekilişi. Piyanist olduğunu sonradan öğrenişimiz. Aşağıda evcilik oynayan çocukların şen sesleri. Onların daha on yaşlarına gelmeden İngilizce, Almanca ve Türkçeyi konuşabildiklerini öğrenişimiz.

Söyleşiden sonra balkona geçişimiz, üzerinde yemek yediğimiz hasır bir bank, mahalleye testere, hızar sesi yayan bir marangoz, başka evlerin bacaları, pencereleri, duvarları, üzerinde kargalarla martıların kavga ettiği damlar, sadece bir bölümünü gözlerine sunan, hepsinin bu kadar olmadığını fısıldayan bir koru manzarası, bir Anadolu kasabası edasıyla akan zaman.

Nuriye, sen Sabah'ta çalışırken de severdin Metin Münir'i; ama tanışmak kısmet olmamıştı. Dört Mayıs'ta geçirdiği kalp krizini, hemen ertesi günü köşesinde anlattığı günden beri onunla nasıl konuşmak istediğini biliyorum. Biraz kendini toparlasın da öyle arayayım diye düşündün. Onun eşsiz deneyimini gazetecilik arsızlığıyla değil, dostane bir şekilde paylaşmak istedin. Henüz zihninde hazım sürerken, bu çok özel duyguları seninle paylaşması ne büyük cömertlikti değil mi? Şimdi herkes senin vasıtanla onunla konuşmuş gibi olacak. Görebildin mi bilmem; onun bir gazeteci olarak enerjisini reel olana, güncele, haber değeri taşıyana aktarmaya alışmış benliği, şimdi nasıl da kanatlarını açmış, başka anlamlar ülkesine göçüyordu. Buna nasıl hem seviniyor hem ürküyordu.

Meslektaşın, içindeki bütün çatışmaları aktarmadı tabii ki, aktaramadı. Ama lezzetli keşifleri vardı: En korktuğumuz şey, ölüm çok kolaydı, güzeldi, bedenin ağırlıklarından kurtulmaktı, tüyden hafif olmaktı. Ölmekte olduğunu insana bildirmiyordu Allah, bu O'nun merhametindendi. Ölünce bal renkli bir ışık kütlesiyle birlikte kayıyordu. Ölüm son durak değildi, ötesi vardı. Ama ne vardı, niye vardı, niye var olduğu gösterildi ona; henüz resmin netlenemeyen bölümleri var. Yaşamının amacı artık bu soruların yanıtlarını bulmak olacak ve sanırım Nuriye, seninle bir özetini paylaştığı kitabını bitirince daha fazla şey öğreneceğiz bu konularda. ''Geçirdiğim kalp krizi bana bir armağan, onu hak etmem lazım.'' diyebilecek dinginliğe kavuşan ruhunu sevgiyle selamladım içimden.

Ve aferin sana Nuriye, hayata dair kendi modellerini sorularına karıştırmadın, Münir'in deneyiminin katıksızlığını bozmaya yeltenmedin, sadece dinleyebildin. Kızma; ama pek senden beklenmezdi bu. E tabii, öyle bir pozitif enerji üfürüyordu ki, seni bir gün önce üzüntüden uyuşturan olaylar, bedenini terk eden bir ruh gibi uzaklaşıverdi. Bazen kardeşim, bazen düşmanım gibi gelsen de, seni anlıyorum Nuriye. Özetle, ''Ölümden korkmayın, çok kolay oluyor.'' diyor Metin Münir. Öldükten sonra da kolaylık sürüyorsa mesele yok. Metin Münir, öteye geçerken vücuduyla yokmuş; ama benliğiyle varmış. Bu durumda bir müşkülümüz var Nuriye. Sen ne dersin öteki benim söyle. Ötede de sen ve ben olacak mıyız? Yoksa birimiz burada mı kalacak? Hangimize bahşedilecek orası? Hangimize kalacak burası?

Tarih: 1 Haziran 2002

Tasarım & Geliştirme Tasarım & Geliştirme | magicleaves