Nuriye AKMAN
18 Mayıs 2017
Nuriye AKMAN

Sezon finali - Meydan Gazetesi

46 Yok Olan dizisi başlangıcıyla nasıl heyecan yarattıysa bitişiyle o denli büyük hüsrana uğrattı. İlk iki bölümünde vaat ettiği psikofelsefi içeriği alkışlamakta acele etmişiz. Dizi tamamen bitmeyip sezon finali yapsaydı belki hâlâ insanın karmaşık doğasını anlama çabası olarak yorumlama umudumuzu koruyabilirdik. 46, on üçüncü ve son bölümü itibariyle sıradan bir intikam hikayesi olmaktan kurtaramadı kendini. Bütün hikayelerin belkemiğini oluşturan iyi ile kötünün klasik savaşını kayıtsız ve şartsız kötünün kazanması, onu diğer dizilerden farklı kılmadı maalesef.

Dizi boyunca onca insanı öldüren katilin, cinayetlerini bilincini bloke eden bir ilaç yardımıyla işlemesi durumu kurtarmıyor. İlacın etkisinden çıkınca öncesinde neler yaptığını öğrenmeseydi hadi neyse. Ama Dr. Murat bile isteye devam etti öldürmeye, iç dünyasında hiçbir gelgit yaşamadan… Senarist belli ki sırf seyirciyi dehşete düşürme adına esas oğlanın vicdanıyla en ufak bir bağ kurmasına izin vermedi. Bu da bizi kendi doğamızdaki kötülükle hesaplaşma fırsatından uzaklaştırdı. Sıradışı katilimizi ne sevebildik ne de ondan layıkıyla nefret edebildik. Karikatüre benziyordu çünkü. Lezzetli bir yemek için oturduğumuz sofradan aç kalktık. Madem tek sezonluktu, bari son bölümünde uğruna nice cinayetler işlenen Ezo uyandığında önce abisini öldürseydi.

Gelelim Poyraz Karayel’e. Diziye adını veren ana karakteri sezon sezonda öldürmek de fazlasıyla klişeydi. Poyraz’ın cesedini toprağa gömülmeden seyirciye göstermek demek, dizi sonbaharda yeniden başladığında iki ihtimalden biriyle yola devam edilecek demek. Birinci ihtimal Poyraz’ın herkese ölü görünmek gibi hiç de yaratıcı olmayan bir planı devreye sokmak. Poyraz bir şekilde o mezardan çıkar, sevdiklerini uzaktan izleyerek yaşar. Birkaç bölüm bu gerilimi götürürler, sonra sevgilileri buluştururlar yeniden. İkinci ihtimal Poyraz dirilmez, yerine ikizini çıkarırlar. Baba geçen sezon, erkek kardeş ise bu sezon öldüğüne göre, kayıp ikiz kardeşle beraber bir de anne figürünün peydahlanması lazım ki o da Bahri Umman’ın karısı Despina’ya rakip olsun. Zavallı Ayşegülcük Poyraz’a tıpatıp benzeyen ve fakat huyu suyu tamamen farklı olan ikizine kapılmakla kaçmak arasında sallansın dursun. Dizinin gizli karakteri Oğuz Atay’a ne olur, orasını bilemeyiz.

Tabii bu arada kendi hayatımızın sezon finaline de yaklaşıyoruz. TV dizilerini olanca aptallıklarına rağmen hem izleyip hem de zeka ve zevkimize uymayan kısımlarına itiraz ediyoruz. Bakalım dünya ekranına veda ederken biz hangi düğümleri bırakacağız arkamızda? Son sahnemizi kimler beğenecek, kimler burun kıvıracak? Ahirette başlayacak yeni sezonda bizi hangi maceralar bekleyecek? Ya ötelere gittiğimizde hayatın tek kişilik bir oyun olduğunu anlarsak? Meğer ki bütün evren bizde saklanmış, bütün o insan ve eşya çokluğu yanıltmacaymış. Dahası benliğimiz de başka bir gerçekliğin içindeymiş. Senaryonun böylesini hayal edebiliyor musunuz?
 

Tarih: 
29 Haziran 2016
Tasarım & Geliştirme Tasarım & Geliştirme | magicleaves